Pazar, Ocak 18, 2026
Ana SayfaAĞIR VASITALAREnerjinin Devlerini Taşıyan Görünmez Güç: Yük Mühendisliği 50 Milyar Dolara Koşuyor

Enerjinin Devlerini Taşıyan Görünmez Güç: Yük Mühendisliği 50 Milyar Dolara Koşuyor

Dünyanın en büyük rüzgar türbini kanatlarından binlerce tonluk offshore modüllere kadar devasa yapıların sahaya ulaştırılmasını sağlayan yük mühendisliği, sürdürülebilir enerji dönüşümünün “taşıyıcı gücü” haline geldi. YMB Başkanı Ahmet Altunkum, sektörün 10 yıl içinde 50 milyar dolarlık hacme ulaşacağını belirterek, “Bu bir lojistik süreci değil, yüksek teknoloji ve matematik sanatıdır” dedi.

Küresel sürdürülebilirlik politikaları ve yenilenebilir enerji yatırımları tüm dünyada hız kazanırken, bu dev yatırımların sahadaki mimarı olan Yük Mühendisliği sektörü tarihi bir dönüşüm yaşıyor. 100 metreyi aşan rüzgar türbini kanatlarını, 1.500 tonluk kuleleri ve deniz ortasındaki 4 bin tonluk dev modülleri milimetrik hesaplarla yerine yerleştiren sektör, sadece bir taşıma işi değil, düşük karbonlu geleceğin en kritik güvenlik ve mühendislik katmanını oluşturuyor.

Metrelerce Uzunluk, Binlerce Tonluk Hassasiyet

Modern enerji projeleri, devasa boyutlarıyla gökyüzünün ve denizlerin silüetini değiştiriyor. Karayollarında bir kuğu gibi süzülen 100 metrelik devasa beyaz kanatlar, heybetli duruşlarıyla görenleri büyüleyen vinçler ve ağır nakliye araçları (SPMT), yük mühendisliğinin dışa vuran en görkemli yüzü. Ancak bu estetiğin arkasında, karmaşık algoritmalardan oluşan dijital simülasyonlar ve yüksek güvenlik protokolleri yatıyor.

Yük Mühendisliği Birliği (YMB) Başkanı Ahmet Altunkum, enerji dönüşümünü sadece üretim teknolojisiyle okumanın eksik kalacağını belirterek şu detaylara dikkat çekti:

“Bir rüzgar türbininin veya enerji depolama sisteminin sahaya ulaşması, başlı başına bir mühendislik harikasıdır. Bugün offshore projelerde tek parça modüller 4 bin ton seviyelerine ulaştı. Bu ölçekteki yükler, klasik yöntemlerle değil; dijital ikizler ve özel ekipmanlarla yönetiliyor.”

Dijital İkizlerle Sıfır Hata, Düşük Karbon

Sektör sadece yük taşımakla kalmıyor, kendi operasyonlarını da yeşile boyuyor. Dijital simülasyonlar sayesinde saha denemeleri minimize edilirken, operasyon başına 20 ile 80 ton arasında karbon salımı önlenebiliyor. Optimize edilmiş güzergah planlamaları ve yeni nesil hibrit vinç sistemleri, fosil yakıt tüketimini %10’a varan oranlarda düşürüyor. Bu durum, yük mühendisliğini yeşil dönüşümün sadece bir destekçisi değil, doğrudan “hızlandırıcısı” konumuna getiriyor.

Türkiye’nin Yeni Rotası: Offshore ve 50 Milyar Dolarlık Potansiyel

Türkiye, dünyadaki eğilime paralel olarak rüzgar enerjisinde denizüstü (offshore) sahalara yöneliyor. Deniz koşullarında binlerce tonluk temellerin ve türbinlerin montajı, Türk yük mühendisliği firmaları için yeni bir uzmanlık alanı ve küresel rekabet kapısı aralıyor.

Altunkum, ekonomik büyüklüğe dair çarpıcı rakamlar vererek, “Türkiye’de 15 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektörümüzün, önümüzdeki 10 yıl içinde 50 milyar dolara yükselme potansiyeli var. Bizim için sürdürülebilirlik, her projeyi daha az kaynakla ve daha yüksek güvenlikle tamamlamaktır” ifadelerini kullandı.

Dünyanın İlk İhtisas Fuarı: LES-EXPO 2026 İstanbul’da

Yük mühendisliğinin bu devasa dönüşümü, 7–9 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan LES-EXPO 2026 Avrupa-Asya-Afrika Yük Mühendisliği Hizmetleri Fuarı’nda vitrine çıkacak.

Üç kıtadan 200’ü aşkın firmanın ve 10 bin profesyonelin katılacağı fuarın, 10 milyon Euro’luk bir ekonomik etki yaratması bekleniyor. Dünyada bu alana adanmış ilk ihtisas fuarı olma özelliği taşıyan organizasyon, dev vinçlerin ve geleceğin taşıma teknolojilerinin gövde gösterisine sahne olacak.

İLGİLİ HABERLER

SON HABERLER