DHL Global Forwarding Türkiye, Türkiye ile Çin arasındaki lojistik bağları güçlendiren ilk ihracat blok tren seferini başarıyla tamamladı. İzmir Aliağa’dan yola çıkan tren, 30 günlük transit sürenin ardından Çin’in Chengdu şehrine ulaştı.
Lojistik sektörünün küresel lideri DHL Global Forwarding, Türkiye ve Çin arasındaki ticari ilişkilerde tarihi bir adıma imza attı. 15 Nisan 2026 tarihinde İzmir Aliağa Terminali’nden hareket eden ve 50 adet 40’lık konteynerden oluşan ihracat blok treni, 15 Mayıs 2026 itibarıyla Çin’in Siçuan eyaletinin başkenti Chengdu’ya ulaştı.
Bu başarılı operasyon, Türkiye’nin 2026 yılında Çin’e gerçekleştirdiği ilk ihracat blok tren seferi olma özelliğini taşıyor. Proje, Uzak Doğu pazarına açılan Türk ihracatçıları için hızlı, güvenilir ve sürdürülebilir bir alternatif taşıma modeli sunuyor.
Türkiye–Çin Ticaretinde Kuşak ve Yol ile Stratejik Büyüme
Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmi 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 53 milyar ABD dolarına ulaşırken, Çin Türkiye’nin en büyük ithalat partneri konumunu korumaya devam ediyor. Karşılıklı artan bu ticaret hacmi, lojistik alandaki stratejik iş birliklerini de doğrudan hızlandırıyor.
Türkiye, sahip olduğu jeostratejik konum sayesinde Çin’in tarihi “Kuşak ve Yol Girişimi” kapsamında, Orta Koridor üzerinde kritik bir lojistik merkez olarak öne çıkıyor. Son yıllarda demiryolu taşımacılığı ve intermodal (multimodal) lojistik çözümlerinde kaydedilen büyük ilerlemeler, iki ülke arasındaki tedarik zincirinin çok daha etkin yönetilmesini sağlıyor.
Sürdürülebilir Lojistikte Yeşil Dönüşüm
Projenin çevresel ve ekonomik vizyonuna dikkat çeken DHL Global Forwarding Türkiye & Levant CEO’su Berna Yılmaz Ciğeroğlu, bu blok tren seferinin yalnızca ticari bir başarı olmadığının altını çizdi.
“Bu proje, Türkiye ihracatına çok önemli bir katma değer sağlarken, denizyolu taşımacılığına kıyasla çok daha düşük karbon emisyonu sunuyor. Böylece DHL olarak küresel sürdürülebilir lojistik hedeflerimize de doğrudan hizmet ediyoruz.”
Ciğeroğlu ayrıca, şirketin demiryolu ve intermodal taşımacılık çözümlerinin sadece Türkiye–Çin hattıyla sınırlı kalmadığını; Çin’den başlayıp Türkiye üzerinden tüm Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada hizmet ağını kararlılıkla büyütmeye devam edeceklerini belirtti.

